İçeriğe geç

Kökler toplanir mi ?

Kökler Toplanır mı? Bir Şehrin, Bir Ailenin ve Bir Kalbin Hikâyesi

Kayseri’de Eski Bir Defterin Sayfaları Arasında

25 yaşındayım ve Kayseri’de yaşarken en çok yaptığım şeylerden biri günlük tutmak. Belki dışarıdan bakınca sıradan bir alışkanlık gibi görünebilir ama benim için günlükler, içimde biriken bütün seslerin konuşabildiği tek yer. İnsan bazen ailesine anlatamadıklarını, arkadaşlarına açamadıklarını birkaç sayfalık boş bir deftere bırakabiliyor.

Geçen kış, odamı düzenlerken eski bir sandığın içinde dedeme ait küçük, kahverengi kapaklı bir defter buldum. Tozlanmıştı, sayfaları sararmıştı ama kapağını açtığım anda içimde garip bir heyecan oluştu. Sanki yıllardır kapalı duran bir kapı açılmıştı.

O gece saatlerce o defteri okudum. Dedemin gençliğinden, Kayseri’de geçen günlerinden, ailesinden ve kaybettiklerinden bahsediyordu. Bazı cümlelerin yanında küçük notlar vardı. Özellikle bir cümle beni uzun süre düşündürdü:

“Kökler toplanır mı, yoksa insan hayatı boyunca onları mı arar?”

Bu soruyu okuduğumda kalbimde tuhaf bir sızı hissettim. Çünkü ben de son yıllarda aynı sorunun cevabını arıyordum. İnsan büyüdükçe sadece bir evden değil, geçmişinden, çocukluğundan ve kendini ait hissettiği yerlerden de uzaklaşıyor. Peki gerçekten kökler toplanır mıydı?

Çocukluğumun Sokaklarında Kaybolmak

Değerli ziyaretçiler, Fovo ekibi bu yazısında “Kökler toplanir mi” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor.

Çocukluğum Kayseri’nin eski mahallelerinden birinde geçti. Kışın soğuğunu, yazın akşam serinliğini, komşuların birbirini tanıdığı o eski günleri hâlâ hatırlıyorum. O zamanlar her şey daha yavaştı. İnsanlar kapı önlerinde oturur, çocuklar sokakta oynar, büyükler geçmişten hikâyeler anlatırdı.

Ben büyüdükçe hayat değişti. Arkadaşlarım farklı şehirlere taşındı, bazı akrabalarımız başka ülkelerde yeni hayatlar kurdu. Evimizin içindeki kalabalık azaldı. Bir zamanlar seslerle dolu olan sofralar artık daha sessizdi.

Bunu kabul etmek benim için kolay olmadı.

Bazen eski fotoğraflara bakarken büyük bir hayal kırıklığı hissediyordum. Çünkü zamanın hiçbir şeyi beklemediğini fark ediyordum. Çocukluğumdaki insanlar aynı yerde değildi, aynı sesler duyulmuyordu. Sanki hayatımdan küçük parçalar kopup gitmişti.

Ama dedemin defterini okuduktan sonra farklı düşünmeye başladım. Belki de kaybettiğimizi sandığımız şeyler tamamen yok olmuyordu. Belki bazı insanlar yanımızda olmasa bile onların bıraktığı izler bizimle yaşamaya devam ediyordu.

Bir Akşam Yemeğinde Gelen Cevap

Defteri bulduğum haftanın sonunda annemle uzun bir akşam yemeği yedik. Masada sadece ikimiz vardık. Dışarıda Kayseri’nin soğuk havası vardı, camdan baktığımda sokak lambalarının altında yürüyen insanları görüyordum.

Annem çocukluğumdan beri bana aile hikâyelerini anlatırdı ama o gün ilk defa ona dedemin defterinden bahsettim.

“Anne,” dedim, “sence kökler toplanır mı?”

Bana önce şaşkınlıkla baktı. Sonra hafifçe gülümsedi.

“İnsan bazen köklerini bir yerde arar,” dedi. “Ama kök dediğin sadece bir ev ya da bir şehir değildir. Kök, sana kim olduğunu hatırlatan şeylerdir.”

Bu cümle beni çok etkiledi.

Çünkü uzun zamandır kendimi iki farklı yerde hissediyordum. Bir tarafım geçmişe bağlıydı, diğer tarafım ise geleceğe doğru koşmak istiyordu. Sanki geçmişimi bırakmadan ilerleyemeyecekmişim gibi düşünüyordum.

O gece günlüğüme uzun uzun yazdım. İlk defa kendime şunu itiraf ettim: Geçmişimi kaybetmekten korkuyordum.

Kökler Toplanır mı? İçimdeki Büyük Soru

“Kökler toplanır mı?” sorusu aslında sadece bir aile sorusu değildi benim için. Bu soru, insanın kendini nerede bulduğu ile ilgiliydi.

Bir insan başka bir şehre taşındığında, yeni bir hayata başladığında ya da eski bağlarından uzaklaştığında gerçekten köklerini kaybeder mi?

Bence hayır.

Çünkü kökler sadece toprağın altında duran görünmez bağlar değildir. Kökler bazen bir annenin yaptığı yemekte, dedenin anlattığı hikâyede, çocukken duyduğun bir şarkıda ya da yıllar önce yazılmış bir defter sayfasında saklıdır.

Bunu anlamam zaman aldı.

Eskiden geçmişe baktığımda sadece eksilen şeyleri görürdüm. Giden insanları, değişen sokakları, eski günlerin geri gelmeyeceğini düşünürdüm. Bu yüzden içimde büyük bir boşluk vardı.

Ama şimdi farklı hissediyorum.

Artık geçmişime baktığımda sadece kayıpları değil, bana kalanları da görüyorum. Dedemin sabrını, annemin güçlü duruşunu, ailemin yıllar boyunca biriktirdiği sevgiyi hissediyorum.

Bir Defter, Bin Hatıra

Dedemin defterini hâlâ saklıyorum. Bazen açıp birkaç sayfa okuyorum. Her okuyuşumda farklı bir şey fark ediyorum.

Bazı günler o defter bana umut veriyor. Çünkü insanın hayatının sadece kendi yaşadıklarından oluşmadığını anlıyorum. Bizden önce gelen insanların hikâyeleri de bizim içimizde devam ediyor.

Bazı günler ise duygulanıyorum. Çünkü keşke dedemle daha fazla konuşabilseydim diye düşünüyorum. Ona soracağım çok soru vardı. Gençliğini, korkularını, hayallerini, pişmanlıklarını dinlemek isterdim.

Bu düşünce beni üzse de aynı zamanda mutlu ediyor. Çünkü onun hikâyesinin tamamen kaybolmadığını biliyorum.

Bir insanın sesi sustuğunda bile anıları konuşmaya devam edebiliyor.

Kayseri’nin Sessiz Akşamlarında Bulduğum Huzur

Kayseri’de bazı akşamlar yürüyüşe çıkıyorum. Eski mahallelerden geçerken geçmişle bugün arasında bir yerde duruyormuşum gibi hissediyorum.

Bir tarafta çocukluğum var.

Diğer tarafta geleceğim.

İkisinin arasında ise ben duruyorum.

Eskiden bu arada kalmışlık hissi beni yorardı. Şimdi ise bunun aslında güzel bir şey olduğunu düşünüyorum. Çünkü insan hem geçmişinden güç alabilir hem de geleceğe cesaretle yürüyebilir.

Köklerim beni geriye çekmiyor. Aksine bana güç veriyor.

Bunu fark ettiğim gün içimde büyük bir rahatlama oldu.

Geçmişten Geleceğe Uzanan Bağlar

Hayatta herkes bir gün kendi köklerini sorguluyor. Nereden geldiğini, kimlerden iz taşıdığını, neden bazı şeylere bu kadar bağlı olduğunu merak ediyor.

Ben de uzun süre bu sorularla yaşadım.

“Kökler toplanır mı?” diye düşündüm.

Belki kökler gerçekten toplanmaz. Çünkü onlar bir bavula koyulup başka yere taşınacak şeyler değildir. Kökler insanın içinde büyür. Yaşadığın her deneyimle, öğrendiğin her dersle, sevdiğin her insanla biraz daha derinleşir.

Ben artık köklerimi bir yerde aramıyorum.

Onları içimde taşıyorum.

Dedemin eski defterinde, annemin sözlerinde, çocukluğumun sokaklarında ve bugün kurduğum hayallerde buluyorum.

Bazen geçmişe dönmek isteriz çünkü orada kendimizin bir parçasını bıraktığımızı düşünürüz. Ama belki de gerçek şu ki; kendimizden hiçbir parçayı geride bırakmayız. Sadece zaman içinde o parçaları yeniden keşfederiz.

Son Sayfa: Köklerimi Bulduğum Gün

O kahverengi defteri bulduğum gece hayatımın küçük ama önemli dönüm noktalarından birini yaşadım. Büyük değişimler bazen büyük olaylarla gelmiyor. Bazen eski bir sandığın içinden çıkan birkaç sayfa, insanın bütün düşüncelerini değiştirebiliyor.

Artık kendime daha farklı bakıyorum.

Ben sadece 25 yaşında Kayseri’de yaşayan genç biri değilim. Ben benden önce gelen insanların hikâyelerini taşıyan, kendi hikâyesini yazmaya çalışan biriyim.

Ve artık biliyorum:

Kökler toplanmaz.

Kökler taşınır.

Kalpte taşınır, hatıralarda taşınır, insanın karakterinde taşınır.

Belki de insanın en büyük yolculuğu, kaybettiğini sandığı şeyleri yeniden bulma yolculuğudur.

Ben kendi köklerimi buldum.

Onlar hep benimleymiş.

“Kökler toplanir mi” konusundaki yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz. Fovo olarak sizlere her zaman kaliteli içerik sunmaya devam edeceğiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
https://tufti.net https://transalmakine.com.tr https://netromakmakina.com.tr Sitemap
ilbet giriş