Uçaktan İndikten Sonra Bavullar Nereden Alınır? Bir Seyahatin En Gizemli Anı
Uçak İnişi: Herkes Aynı Anda Koşmaya Başlıyor
Seyahat etmek… Bazen sabırsızlıkla beklediğiniz bir an, bazen de yalnızca kaçmak istediğiniz bir gerçeklik. İzmirliler olarak, uçak yolculuğuna başladığımızda kafamızda bir sürü şey dönüyor: “Havaalanına erken gitmeli miyim? Uçakta bacaklarım çok mu kısa? Yanımda oturan adam neden bu kadar kokuyor?” Ama bir şey var ki, uçaktan indikten sonra o kafanızı karıştıran binlerce sorunun yerini sadece bir tane soruya bırakıyorsunuz: Uçaktan indikten sonra bavullar nereden alınır?
İşte o an… Tüm yolculuk boyunca, kalkıştan inişe kadar her şeyin sorunsuz gideceğini düşünüyorsunuz. Ama sonra uçak pistiyle olan son bağınızı koparıp, içeri adım attığınızda bir gerçeklik duvarı çarpıyor. O an havaalanı, zamanın neredeyse durmuş gibi hissettirdiği tek yer oluyor. Çünkü herkesin bakışları, ne yapacağını bilmeyen bir insanın bakışları gibi. Bir anlık belirsizlik. Hepimiz o koca bagaj bandının önünde, “Bavulum nerede?” diye düşünüyoruz.
Evet, uçağa binmek heyecanlı, ama uçaktan indikten sonra bavullar nereden alınır, işte bu bir gizem. Tekerlekli bavulun tanrıya emanet olduğu an…
Bandı Gördüm, Ama Bavulumu Nerede?
Uçağın kapısından çıkıp, bir anda devasa bir bagaj alanına adım atıyorum. O kadar geniş bir alan ki, tam olarak nereye bakmam gerektiğini bile bilmiyorum. Bir de etrafta insanların birbirine kaybolmuş bakışlarla bakanları var. Hani şu “bavulum nereye kayboldu?” bakışları. Bütün yolculuk boyunca bavulumu tek bir yerde görmek istiyorum, ama o kadar fazla bavul var ki… Hepsi birbirine çok benziyor. Birden “bunu mu aldım ben?” diyerek yanlış bavul almanın korkusu başlıyor. Korku da ne demek, bu tam bir travma.
Yanımda gezen küçük çocuğa bakıyorum. Elinde plastik bir bavul var ve annesi ona “Bavulunu takip et, kaybolmasın!” diyor. Evet, tüm yetişkinler bavulunun peşinden koşarken, bu çocuk şunun farkına varmış: Bavulunu kaybetmemek için ona sahip çıkmak lazım! O kadar basit… Beni düşününce, anladım: Aslında ben de hayatım boyunca bavulumun peşinden koşmayı öğrenmedim. Bütün bu işin özeti bu.
İç Ses: “Bavulum Neredeeeeee?”
Beni yakından tanıyanlar bilir, ben espri yapmayı çok severim ama içimden de her şeyi çok fazla düşünürüm. Aynen şu an olduğu gibi. Bagaj bandında duruyorum, gözlerimle her bir bavulu takip ediyorum, ama yine de “Bu benim bavulum değil ki!” diye içimden söylüyorum. Çevremdeki insanların yüz ifadeleri ise çok tanıdık. Herkes aynı şeyi düşünüyor: “Bavulum nerede?”
Bir an kendime geliyorum, bir bakıyorum bavulum bir anda önüme doğru geliyor. Zaten baştan beri gözümün önünde, hep aynı bavul dönüp duruyor. “Sadece birkaç adım daha!” diyorum. Ama işte o an… Herkes elini uzatıp, kendi bavulunu almaya çalışırken, bir yanlışlıkla ben de bir başkasının bavulunu alacak gibi hissediyorum.
Ben: “Ya bir dakika, bu benimki mi?”
Yanımdaki Kişi: “Aa, galiba benimki bu.”
Ben: “O zaman seninkini bırak, ben alırım.”
Yanımdaki Kişi: “Ya da, belki de hiç tanımadık ama bavullarımız birbirine benzediği için… Ne bileyim?”
Hani bazen işler hiç de normal gitmiyor ya, işte o an…
Bavul Savaşları: Hangi Bavul Benim?
Sonunda bavuluma kavuşuyorum ve o kadar rahatlıyorum ki, bir anda dünyanın en mutlu insanı gibi hissediyorum. Hatta öyle bir hissiyat ki, sanki bütün dünyadaki bavul problemleri benimle çözüme kavuştu. O kadar basit bir şey, değil mi? Ama o kadar karmaşık! Bütün bir uçuş boyunca ne kadar insanın bavulunu kontrol ettiğini, etrafındaki kişiyle göz göze geldiğini, kısacası bir bavulun takibini yaptıysa, bunu sadece gerçek bir hayatta kalma mücadelesi gibi algılayabiliyoruz.
Sonunda bavulumu alıp çıkmaya başladım. Tabii, önümde bir sürü kişi var, herkes bagajlarını almış ve yavaşça kapıya doğru ilerliyor. Ama ben hala bagajımı almaya çalışırken, o kalabalık içinde bir yabancı gibi dolaşıyorum. “Bavulum nerede?” sorusu bir süre daha zihnimde yankılanıyor. Bir bakıyorum, evet, bavulumu almışım! Ama hala anlamadım: Bavulum neden o kadar uzun süre beni bekledi?
Uçaktan İndikten Sonra Bavullar Nereden Alınır? Sonuç
Sonuç olarak, uçaktan indikten sonra bavullar nereden alınır sorusu, aslında hepimizin içinde bir çözüm arayışı yaratıyor. İnsanların kaybolmuş gibi hissettiği o an, bana her zaman bir şey hatırlatıyor: Her şeyin ne kadar hızlı geçtiğini. Ama yine de küçük bir gülümsemeyle bu tür yolculuklarda her zaman keyif bulabiliyoruz. Çünkü bavul almak, küçük bir günlük “hayatta kalma” anı; ama gülerek geçirdiğimiz her an, asıl ölümsüz olan…