Hela Odin’in Kızı mı? Mitolojiden Siyaset Bilimine Güç, Meşruiyet ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir İnceleme
Güç, yalnızca yönetme arzusunun değil, aynı zamanda meşruiyetin arayışıdır. Bir siyaset bilimci için bu kavram, mitolojiyle de aynı kökten beslenir. Çünkü her mit, iktidarın doğuş hikâyesidir. “Hela Odin’in kızı mı?” sorusu, yalnızca mitolojik bir soyağacı sorusu değildir; aynı zamanda iktidarın nasıl kurulduğuna, kimin tanrı, kimin düşman ilan edildiğine dair siyasal bir okumayı gerektirir.
Mitolojik Bir İktidar Haritası: Odin ve Hela Arasındaki Güç İlişkisi
İskandinav mitolojisinde Hela, yeraltı dünyasının hâkimi, ölülerin yöneticisidir. Babası Odin ise göklerin tanrısı, düzenin ve savaşın simgesidir. Bu iki figürün ilişkisi, siyaset biliminin temel bir gerilimini hatırlatır: düzen mi, özgürlük mü?
Odin’in dünyasında güç dikeydir; kararlar yukarıdan aşağıya iner. Hela’nın dünyasında ise güç yatay yayılır; ölülerle yaşayanlar arasında bir denge kurulur. Bu durum, otoriter ve katılımcı yönetim biçimlerinin mitolojik yansımasıdır.
İktidarın Meşruiyeti: Soydan mı, Rızadan mı?
Bir liderin meşruiyeti nereden gelir? Odin’in kızı olmak, Hela’ya doğuştan bir güç sağlar; ancak bu güç, meşruiyetle değil, mirasla ilgilidir.
Bu, modern siyaset teorilerinde meşruiyetin kaynağı tartışmasını hatırlatır. Weber’in otorite tipolojisinde olduğu gibi, Hela’nın konumu da karizmatik otorite ile yasal-rasyonel otorite arasında sıkışır.
O, kendi yeraltı krallığını kurarken soyun gücünü değil, ölülerin rızasını kullanır. Böylece mitolojik düzlemde bir tür demokratik dönüşüm yaşanır: Güç, artık tanrısal bir lütuf değil, toplumsal bir sözleşmedir.
Erkek ve Kadın Gücü: Strateji mi, Etkileşim mi?
Siyaset, uzun süre boyunca erkeklerin stratejik alanı olarak görüldü. Odin gibi liderler, fetih, kontrol ve hiyerarşi üzerine inşa edilen sistemlerin simgesi oldular.
Ancak Hela, bu düzene meydan okur. Onun gücü, iktidarın değil, varoluşun gücüdür. Kadın liderliğin doğasında bulunan iletişim, etkileşim ve duygusal zeka unsurları Hela’nın karakterinde de görülür.
Modern demokrasilerde kadınların liderlik biçimleri genellikle kapsayıcı, yatay ve katılımcıdır. Bu fark, siyaset bilimi literatüründe “feminist siyaset teorisi” olarak incelenir. Hela, bu teorinin mitolojik bir temsilidir: O, yönetmez; anlam yaratır.
İdeoloji ve Mit: Gücün Görünmez Dili
Mitler, iktidarın ideolojik temellerini görünmez biçimde kurar. Odin’in soyu, güç hiyerarşisinin doğallaştırılmış hâlidir.
Bu, siyaset bilimi açısından bir hegemonya üretimidir. Çünkü insanlar, düzeni ilahi bir hak olarak gördüklerinde ona itaat ederler.
Hela’nın hikâyesi ise bu hegemonik yapıya bir başkaldırıdır.
O, düzenin dışında kalanı temsil eder — ama tam da bu yüzden yeni bir düzenin habercisidir.
Bu yönüyle Hela, siyasal kuramda “muhalif özne”nin mitolojik sembolüdür.
Vatandaşlık ve Alt Dünyanın Politikası
Hela’nın krallığı, ölülerle doludur ama bu ölüler birer yurttaştır.
Onlar Odin’in krallığında yer bulamamış, dışlanmış bireylerdir.
Dolayısıyla Hela’nın hükümranlığı, dışlananların dayanışması üzerine kuruludur.
Bu, siyaset teorisinde “ötekilerin siyaseti” olarak tanımlanır. Hela’nın yeraltı dünyası, aslında modern toplumun periferisidir: sesi duyulmayanların, temsil edilmeyenlerin dünyası.
Provokatif Sorular: Bugünün Helaları Kim?
Bugün siyasette kimler Hela gibi konumlanıyor?
Kimin gücü soyla geliyor, kimin gücü halktan?
Demokratik sistemlerde bile hâlâ Odin’ler mi karar veriyor, yoksa Hela’ların dünyası mı yavaşça yüzeye çıkıyor?
Ve en önemlisi: Biz hangi krallıkta yaşamak istiyoruz?
Sonuç: Hela, Gücün Yeniden Tanımlanışı
Hela Odin’in kızı olabilir, ancak onun hikâyesi soyun ötesinde bir siyasal anlatıdır.
O, gücün devralınmadığı, yeniden üretildiği bir paradigmayı temsil eder.
Eğer Odin düzenin sembolüyse, Hela da dönüşümün simgesidir.
Bu yüzden, siyaset bilimi açısından “Hela Odin’in kızı mı?” sorusunun cevabı mitolojik olmaktan çok ideolojiktir: Odin iktidarı kurar; Hela, o iktidarı sorgular.
#SiyasetBilimi #Hela #MitolojiVeİktidar #KadınLiderliği #Demokrasi #FeministSiyaset